Tebliğname No : 2 - 2008/188087
MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2008
NUMARASI : 2008/23 (E) ve 2008/328 (K)
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı,mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 203/1.maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşması için sayacın katılan kurum tarafından mühürlenmesi gerektiği,sadece bakanlık mühürlerinin koparılmasının mühür bozma suçunu oluşturmayacağı gözetilmeyerek sayacın Ticaret Bakanlığı mühürlerinin konuluş amacına aykırı davranıldığı gerekçesiyle sanığın TCK'nın 203/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de dosyada sayacın katılan kurum tarafından mühürlendiğine dair 08.05.2003 tarihli mühürleme tutanağının bulunması karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiş,sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında suçu işledikten sonraki yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği nazara alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken,sanığın sabıkasız oluşunu,suçu işleyiş biçimini,geçmişini değerlendiren TCK'nın 51.maddesinde bulunmayan,yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmesine karar verilmesi,kaçak bedelinin kısmen ödendiği kabul edildiği halde yakınan kurumdan sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması konusunda rızasının bulunup bulunmadığı sorulmadan sanığa verilen cezadan TCK'nın 168/2.maddesi uyarınca indirim yapılması ve 14.02.2008 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunan yakınan kurumun bu talebi konusunda bir karar verilmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanığın tutanağa konu eve taşındıktan bir ay sonra tutanak düzenlendiğini savunması,bilirkişi raporunda “emanete alınan sayacın Tedaş görevlilerince verilmediği için inceleme yapamadığını ancak sayaç değişimi ile keşif tarihi arasındaki yirmi sekiz aylık dönemde aylık ortalama tüketimin 271 kwh, tutanak öncesi 62 aylık dönemde ise aylık ortalama tüketimin ise 190,35 kwh olduğunun
bildirilmesi” karşısında, öncelikle sanığın tutanağa konu evde hangi tarihten itibaren oturduğu varsa kira sözleşmesi, su ve telefon aboneliklerine ait belgeler ve zabıta araştırması yapılıp ev sahibinin tanık olarak dinlenmesi suretiyle kesin olarak belirlenmesi, tutanak sonrası yakınan kurum tarafından sayaç ayar raporu düzenlenip düzenlenmediği sorulup varsa bu raporun getirtilmesi ve emanette olduğu bildirilen sayaç getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişiden sayacın bulunduğu yer itibariyle sayaçta bulunduğu bildirilen deliğin sanık tarafından bilinip bilinemeyeceği hususunda rapor alınması, her ne kadar bilirkişi raporunda keşif tarihi itibariyle yeni takılan sayacın endeksinin 7605 kwh olduğu bildirilmekte ise de dosyada Yargıtay denetimine olanak sağlayacak tutanak sonrasını kapsayan tüketim belgeleri ve yeni sayacın hangi tarihte takıldığına ilişkin bilgi bulunmadığından bu belgelerde getirtilerek sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi,
2-Katılan kurumun yazısından sanığın kaçak elektrik bedelini taksitlendirerek kovuşturmaya başlamadan önce 24.10.2007 tarihinde 225.89 TL ve 26.11.2007 tarihinde 233,81 TL olmak üzere toplam 459.7 TL'yi ödediğinin anlaşılması karşısında bilirkişiye kaçak elektriğin ne kadar süre ile kulanıldığı ve miktarı hesaplattırılarak taksitle ödenen miktarın bilirkişi tarafından kaçak bedeli olarak belirlenen miktarı karşılayıp karşılamadığı araştırılarak sanık hakkında TCK'nın 168/1.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mühür bozma suçu yönünden zararın söz konusu olamayacağı gözetilerek elektrik enerjisi hırsızlığı yönünden ise kaçak bedelinin tamamen ödendiğinin kabul edilmesi halinde daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat değerlendirilmek suretiyle elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi gerekirken “sanığın işlediği kasıtlı cürümü işleme kastının yoğunluğu,suçu işleyiş biçimi, mağdurun zararının tamamen giderilmemiş oluşu, yargılama sırasında gözlenen hali” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve sanığın suçu işleyiş biçimi sanık lehine olumlu olarak değerlendirelerek cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinde olumsuz olarak değerlendirilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
4-Yakınan kurumun davaya katılmasına karar verilmediği halde lehine dilekçe yazma ücreti ödenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy