ÖZET: MAĞDURLARIN BİR TAZMİNAT İSTEMİ BULUNMADIĞI GİBİ DOSYAYA YANSIYAN BİR ZARARLARININ DA BELİRLENEMEDİĞİ VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA KARAR VERİLMESİNDE NAZARA ALINACAK ZARARIN MADDİ ZARAR OLDUĞU, MANEVİ ZARARI KAPSAMADIĞI GÖZETİLMELİDİR.
5237 SAYILI TCK’NIN 51/3. MADDESİ UYARINCA CEZASI ERTELENEN HÜKÜMLÜ HAKKINDA BELİRLENECEK DENETİM SÜRESİ KAZANILMIŞ HAKKA KONU OLMAZ.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olayın görgü tanığı olan Özkan kovuşturma aşamasında dinlenmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mağdurların bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararlarının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, “müşteki şikayetçi olup zararı da giderilmediğinden” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesinde cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı belirtilmesine rağmen, sanık hakkında hakaret suçundan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezası tayin edildiği ve denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı gözetilmeden, denetim süresinin bu süreden az olacak şekilde bir yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy