Tebliğname No : 4 - 2007/186146
MAHKEMESİ : Erdek Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2007
NUMARASI : 2007/70
SUÇ : Hakaret-Tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık K.. İ.. hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar müdafii ve katılan vekilinin sanık K.. İ.. hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5271 sayılı CMK'nun 225 (1412 sayılı CMUK'nun 257). maddesine göre hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede sanığın yakınana hitaben üç kez “sen keçiye tecavüz ettin” diyerek madde tayini suretiyle hakaret eylemi nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 480/2.maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece tanık G.. İ..'ın ifadesine göre sanık Kadire'nin aleni olarak insanların gelip geçtiği yolda yer göstererek katılanın keçiye tecavüz ettiğini söylemesi nedeniyle üzerine atılı suçun sübut bulduğu kanaatine varılmış ise de; tanık Gülsüm'ün, ifadesinde yer göstermeden katılanın “benim için keçiye tecavüz etti, dedin mi, demedin mi” diye sorduğunu beyan ettiği, yargılama sırasındaki anlatımında sanık Kadire'nin, kayınpederi A.. İ..'ın evini göstererek “orada seni keçiye tecavüz ederken gördüm” dediğini belirten katılanın annesi tanık F.. İ..'ın ifadesinin ise kararda tartışılmadığı, ancak mahkemenin iddianamede anlatılan eylemle bağlı olduğu gözetildiğinde soyut olarak söylenen “sen keçiye tecavüz ettin” şeklindeki sözlerin madde tayini suretiyle hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilemeyeceğinden 765 sayılı TCK'nun 482/3.maddesi yerine 480/3.maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın yalnızca manevi tazminat talebinde bulunduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanık K.. İ..'a atılı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı gibi kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen ''sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması'' koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-4667 Sayılı Kanun ile değişik 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi gereğince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmolunan vekalet ücretinin katılan asile verilmesi gerektiği gözetillmeden katılan vekiline verilmesine karar verilmesi,
c-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
III-Sanıklar müdafii ve katılan vekilinin sanık A.. İ.. hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy