Tebliğname No : 2 - 2008/203937
MAHKEMESİ : Çine Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2008
NUMARASI : 2007/207 (E) ve 2008/85 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 480/2.maddesi uyarınca hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek, temyiz isteminin reddine dair 03/03/2008 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Bozma üzerine yapılan yargılamada dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak,
1-765 sayılı TCK.nun 480/2.maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının suç tarihi itibariyle, 5252 sayılı yasanın 5/2 .maddesi gereğince 450,00 YTL olduğu gözetilmeden fazla ceza tayini,
2-Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararında belirlenemediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden sanığın katılanın zararını karşılamadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve ilk hükümde hükmedilen vekalet ücretinin sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde 175,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi,
4-Katılan lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden de kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ancak bu miktarın katılan lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretini geçemeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy