Tebliğname No : 4 - 2008/203939
MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2008
NUMARASI : 2005/2417 (E) ve 2008/222 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıga verilen cezada TCK'nın 125/4 ve 43.maddeleri uyarınca artırım yapılırken TCK'nın 125/4.maddesinin 43.maddeden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sonuç ceza değişmediğinden ve TCK.nın 53/1.maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, sanığın, kararda gösterilmeyen hangi haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığı hususunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Sonuç olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 125/1.maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-5271 sayılı CYY'nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu dosya içeriğine göre sanığa yükletilen hakaret suçundan dolayı müşteki ve katılanın maddi nitelikte bir zararının söz konusu olmadığının ve sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken " olayın oluş şekli ve özellikleri dikkate alınarak" biçimindeki gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının açıklanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy