MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ayrıntılar Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56, 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas 2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu müdafi sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin" anlaşılması karşısında; sanığın talimat mahkemesinde alınan ifadesinde, savunman atandığı, ancak sanığın yargılandığı asıl mahkemesindeki zorunlu savunmandan haberdar olmadığı, Edirne Çocuk Mahkemesinin 22.10.2008 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ...'nun yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından:
Sanık ...'ye, anılan kararın tebliği ile tebligat belgeleri (gerektiğinde ihtaratlı tebligat sağlanıp) ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek, ayrıca atandığından haberinin olmadığı savunmanın verdiği temyiz dilekçesini kabul edip etmediği sorulmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy