Tebliğname No : 2 - 2009/234153
MAHKEMESİ : Diyadin Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2009
NUMARASI : 2008/67 (E) ve 2009/27 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında,hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece,öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli,daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 125/1.maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım,aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip,daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-5271 sayılı CYY'nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)Mahkemece,sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade,suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir,maddi zarar olduğu dosya içeriğine göre sanığa yükletilen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan dolayı katılanların maddi nitelikte bir zararının söz konusu olmadığının,daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığının ve hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun,objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilmesine ve aynı yasanın 51.maddesine göre ertelenmesine ilişkin düzenlemelere göre daha lehe olduğu gözetilmeden, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 7.fıkrasına yanlış anlam verilerek;“erteli cezalar hakkında CMK'nın 231/5.maddesinin uygulanmasına yasal imkan bulunmaması,suçun işlenmesi ile oluşan katılanların uğradığı zararın tazmin,iade ya da eski hale getirilmemiş olması ve mahkemece bu hususta kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında CMK 231/5'te düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanığın,katılanları şikayet ettiği dilekçede hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen olayda aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği tartışılmadan cezasının TCK'nın 125/4.maddesi ile artırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA,08/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy