Tebliğname No : 4 - 2011/186142
MAHKEMESİ : Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2008
NUMARASI : 2008/97 (E) ve 2008/260 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi
2-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 Sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ve geçmişteki para cezasından ibaret sabıkasının da ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden ve ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sırasında; duruşmadaki tutum ve davranışları ile geçmişi olumlu olarak değerlendirildiği halde “Sanığın suç işlemedeki şekli ve suret şartları, duruşma sürecinde izlenen durumu dikkate alınıp sanık açısından caydırıcı olması düşünülerek” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığının,sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkasının silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması ve sanığın dosyaya yansıyan hal ve davranışları ile geçmişi olumlu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanması karşısında; “Sanık hakkında katılanın şikayetçi olduğu ve zararın aynen tazmin edilmediği,sanığın önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçede çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy