Tebliğname No : 3 - 2010/261499
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/02/2010
NUMARASI : 2009/544 (E) ve 2010/136 (K)
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I -) Olayın tek görgü tanığı olan ve soruşturma evresinde bilgisine başvurulan H.. B..’ ın tanık sıfatıyla beyanının alınmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’ nun 210. maddesine aykırı davranılması,
II- ) Kabule göre de;
1-) Sanığın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/442-2008/742 Karar sayılı ilamıyla yaralama suçundan tayin olunan adli para cezalarının miktar itibariyle 1412 sayılı CUMK’ nun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Yasanın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’ nun 58/6 maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-) Adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetin adli para cezası olması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 51/1. madde ve fıkrasının (a) bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında, aynı fıkranın (b) bendinde belirtilen “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Sanığın önceden mahkumiyetleri bulunması nedeniyle geçmişteki sabıkalı hali, bu nedenle suça eğilimli kişiliği ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 51. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-) 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy