Tebliğname No : 2 - 2010/12170
MAHKEMESİ : Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/10/2008
NUMARASI : 2008/653
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilerek 05.12.2008 tarihinde tebliğ edilen kararı 1412 sayılı CMUK'nın 310/1.maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre içerisinde temyiz etmediği anlaşılmakta ise de,sanığın yokluğunda verilen kararda temyiz süresinin kararın tebliğinden itibaren başlaması gerekirken karar tarihinden itibaren temyiz edileceği belirtilmek suretiyle yasa yolu konusunda yanıltıldığı anlaşılan sanığın temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edildiğinden tebliğnamadeki düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya,toplanan delillere,gerekçeye,hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme ayıkırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 203.maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşması için tutanağa konu sayacın suç tarihinden önce katılan kurum tarafından mühürlendiğine dair gösteren sayaç numarası ve tarih içeren belgeler getirtilip kesin olarak tespit edilmeden,katılan kurumun “sayaç mühürlüdür,ancak dosyasında mühürleme evrakı bulunamamıştır”şeklindeki 16.04.2008 tarihli yazısına dayanılarak sanığın mühür bozma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı gözetilerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da kabul edildiği üzere,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu sanığa yükletilen mühür bozma suçundan katılan kurumun,maddi nitelikte bir zararı söz konusu olmadığı gibi katılan kurumun somut olarak belirlediği ve istediği bir tazminatında bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “müdahil kurumun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile sanık tarafından tamamen giderilmesi şartını sanık yerine getirmediğinden” biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının açıklanması,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy