Tebliğname No: 2 - 2011/251260
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 28/06/2007
NUMARASI: 2007/585
SUÇ: Tehdit, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
765 sayılı TCK.nun sanık lehine olduğunun kabul edilmesi karşısında; sanığın iki ayrı kişiye karşı işlediği hakaret ve tehdit eylemlerinin iki ayrı suç oluşturduğu gözetilerek bu kanunun 191/1. ve 482/3. maddeleri uyarınca iki kez cezalandırılması gerekirken, müteselsil suç olduğu kabul edilerek birer kez cezalandırılması ve cezalarında aynı kanunun 80.maddesi uyarınca artırım yapılması ve tehdit suçundan tayin edilen cezada 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi uyarınca indirim yapılırken, hesap hatası sonucu 6 gün yerine 5 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)-Uzlaşma kapsamındaki suçlardan olan hakaret suçu nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK.nun uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 253 ve 254. maddelerinde öngörülen yöntem izlenmek suretiyle yerine getirilmesi zorunlu olduğu halde, sanığa uzlaşma teklif edilmeden katılanların soruşturma aşamasında 26.09.2005 tarihli beyanlarında ve katılan Z.. D.. vekilinin kovuşturma aşamasındaki beyanında uzlaşmayı kabul etmemeleri yeterli görülerek eksik ve usulsüz işleme dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2)-Sanığın resmi nikahlı eşinin kardeşi ve sanığın ikinci derece kayın hısımı olan tanık M.. A..’ın tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 45. ve 51. maddelerine aykırı davranılması,
3)-Sanığın eylemine uyan hakaret suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nun 482/3. maddesinde öngörülen adli para cezasının suç tarihindeki alt ve üst sınırlarının 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 5/2. maddesine göre, 450,00 YTL olduğu gözetilmeden 489,00 YTL’ye hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4)-Sanık müdafiinin 28.06.2007 tarihli celsedeki, sanık lehine olan maddelerin uygulanmasına ilişkin talebi, 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin taksitlendirmeye ilişkin hükümlerini de içerdiği halde, hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
5)-Katılan C.. A..’ın davayı vekil ile takip etmediği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilen maktu vekalet ücretinin katılan Z.. D.. yerine katılanlara verilmesine karar verilmesi,
6)-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, katılanların hakaret suçundan doğan dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden sanığın katılanların zararını tazmin etmediği gerekçesiyle bu suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
7)- Her ne kadar kararda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığa atılı tehdit suçunun soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı suçlardan olmadığından hüküm tarihi itibariyle bu suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy