Tebliğname No: 2 - 2010/20939
MAHKEMESİ : Söke 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 01/07/2009
NUMARASI: 2008/491 (E) ve 2009/289 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Sanığın, 11.04.2009 tarihli sorgusunda söz konusu telefon hattının kendi adına kayıtlı olduğunu, ancak telefon hattını, kardeşi Metin TOPTEMİŞ'in kullandığını belirtmesi karşısında, Metin TOPTEMİŞ'in ifadesi alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunu belirlemek gerektiği halde, eksik kovuşturma ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule göre de;
1- Sanığın, yakınana telefon ederek, “seni gördüm, beğendim, senden çok hoşlandım” şeklinde sözler söylemesi, gönderdiği mesajlarda da “Aşkım kalbimdeyse, mutluluğun elindeyse, istediğin iki kelimeyse, seni seviyorum.”, “Sen benim 61. dakikam, 13. ayım, 5. mevsimim, 7. hissim, 3. gözüm, 2. kalbim, her şeyden bir fazlasın, her yönden farklısın, çünkü sen benim canımsın.”, “Seni seviyorum aşkım” biçiminde ifadelerde bulunması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün olarak cinsel taciz suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nun 105/1 ve 43.maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan, kişilerin huzur ve sükununun bozmak suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıksız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın katılana ilişkin herhangi bir zarar gideriminde bulunmadığı ve uzlaşmaya tabi olan bu suçtan dolayı uzlaşmadıkları” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 23/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.