Tebliğname No : 2 - 2010/36658
MAHKEMESİ : Polatlı Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2009
NUMARASI : 2008/525 (E) ve 2009/287 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanığın aynı suçtan yargılandığı başka bir davanın bulunduğunun, katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinden anlaşılmasına göre, sözkonusu dava dosya getirtilip incelenmeden eksik kovuşturmaya yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanığın, katılana mesaj göndermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmekle, suçun niteliği gereği, eylemlerin tek suç olacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde bu madde uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla cezaya hükmolunması,
3- Dosyada yer alan adli sicil kaydının sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın adli kaydı getirmeden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 209. maddesine aykırı davranılması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13/03/2012 tarihli, 2011/2-376 Esas ve 2012/90 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmakta; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklik sonrasında ise sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması gerektiği gözetilmeden, “(sanık) hakkında seçenek yaptırım uygulandığından ... CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy