Tebliğname No: 2 - 2011/278637
MAHKEMESİ : Polatlı Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 27/01/2009
NUMARASI: 2008/179 (E) ve 2009/22 (K)
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanık hakkında mağdurenin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle 16.05.2008 tarihli iddianame ile kamu davası açıldıktan sonra, bu kez 11.06.2008 tarihinde 2 farklı saatte mağdureyi ikinci kez yine rahatsız etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla 29.06.2008 tarihli iddianame ile kamu davası açılması karşısında, ilk iddianame tarihinden sonra hukuki kesinti oluştuğu ve yeniden işlediği suçtan ayrıca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, her iki davaya konu eylemler nedeniyle TCK'nın 43. maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
2- Kabule göre,
a- Temel ceza belirlendikten sonra TCK’nın 43. maddesi uygulanırken hapis cezasının 3 ay 22 gün yerine 112 gün olarak belirlenmesi,
b- Hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken uygulanan yasa maddesi ile infazda tereddüde yol açılmaması bakımından taksit aralığının kararda gösterilmemesi,
c- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas - 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “cezanın tedbire çevrilmesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.