Tebliğname No: 4 - 2009/211154
MAHKEMESİ : Devrekani Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 21/04/2009
NUMARASI: 2008/131 (E) ve 2009/76 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 Sayılı TCK.nın 51/1 maddesi uyarınca yeniden suç işlemeyeceği konusunda, mahkemece bir kanaat oluştuğu kabul edilerek ertelenmesine karar verildiği halde, duruşmada pişmanlık gösterdiği kabul edilen sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceğine yönelik bir kanaat oluşmadığına ilişkin gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair gerekçelerde çelişki yaratmak suretiyle hüküm kurulması
3- Sanığın suç tarihi olan 01.04.2006 tarihinde gözaltına alındığının anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK.nun 63 maddesi hükmü uyarınca gözaltı süresinin verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan mahsubuna dair karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.