(5271 S. K. m. 34, 232)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın yokluğunda verilip tebliği edilen 10.10.2007 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ve temyiz isteminin reddine dair 16.7.2008 tarihli kararda 5271 Sayılı C.M.K. nın 232/6 ve 34/2 nci maddeleri gereğince başvurulacak yasa yolu ve süresi yanında mercii ve şekli de kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediğinden, sanığın gerek 10.10.2007 tarihli mahkumiyet hükmüne, gerek 16.7.2008 tarihli temyiz isteminin reddine dair karara yönelik temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, mahkemenin 16.7.2008 tarih ve 2005/2005 esas sayılı ret kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Karar: Sanığın adli sicil kaydı değerlendirilerek sonucuna göre, hükümden sonra 8.2.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562 nci maddesiyle değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231 inci maddesi uyarınca ve bu maddenin 6 ncı fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy