Tebliğname No : 2 - 2011/292085
MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2009
NUMARASI : 2009/407
SUÇ : Kasten yaralama, Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair 28/02/2007 tarihli hükmün, cezanın miktar ve türüne göre 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizinin mümkün olmadığı ve kesin hüküm niteliğinde olması nedeniyle ceza zamanaşımının işlemeye başladığı, hükmün Dairemizin 24.09.2007 tarihli ilamı ile kanun yararına bozulması üzerine yapılan yargılamada artık dava zamanaşımının söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair 08/03/2005 tarihli ilk hükmün, cezanın miktar ve türüne göre 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, Dairemizin 19.10.2006 tarihli ilamıyla sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan 28/02/2007 tarihli mahkumiyet hükmünün Dairemizin 24/09/2007 tarihli ilamıyla kanun yararına bozulması nedeniyle, yalnızca hakaret suçundan hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle kasten yaralama suçundan kurulan 06/05/2009 tarihli
hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; konusu olmayan temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’ nun kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın maddi zarar nedeniyle bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararı da belirlenemediği halde, “katılanın zararı karşılanmadığından şartları oluşmadığı” biçimindeki, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen gerekçeleri içermediği için yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Cumhuriyet Savcısının hükümlüye ödeme emri tebliği üzerine belirli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından 647 sayılı Yasanın 5/5.maddesi uyarınca gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy