Tebliğname No : 2 - 2010/98478
MAHKEMESİ : Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2009
NUMARASI : 2008/1048 (E) ve 2009/1405 (K)
SUÇ : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Gerekçeli karar başlığında, katılanın müşteki olarak ve son suç tarihinin, 19.03.2008 tarihi yerine 23.03.2008 olarak yanlış yazılması,
2- Katılanın suç tarihlerinde rektör olarak görev yaptığı üniversitede öğretim görevlisi olan sanığın, üniversitede yaşadığı sorunlar nedeniyle yüz yüze görüşme talebinin katılan tarafından reddedilmesi üzerine, mesleki rahatsızlıkları dile getirmek amacıyla katılana gönderdiği mesajların içeriği ve zaman aralıkları ile tarafların konumları göz önüne alındığında, sırf katılanın huzur ve sükununu bozma amacıyla gönderilmediği ve bu nedenle de atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Sanığın suç tarihlerinde üniversite rektörü olan katılana ait cep telefonuna 22.03.2008 tarih ve saat 22.35'te gönderdiği belirlenen, “bir üniversite rektörünün böyle suç organizasyonunda bulunması çok ilginç, hakkınızda emniyete suç duyurusunda bulunacağım, siz olayı nasıl inceleteceksiniz, bu işin başısınız” şeklindeki mesajdan iddianame içeriğinde bahsedilmemesi nedeniyle, bu mesajla ilgili usulen açılmış bir dava bulunmadığı ve bu konuda ek iddianame düzenlenmediği göz önüne alındığında, bu mesajın hükme dayanak yapılamayacağı gözetilmeden ve iddianamede geçen diğer mesajlardaki sözlerin ne şekilde hakaret niteliğinde olduğu karar yerinde tartışılıp açıklanmadan, sanığın TCK'nın 125/3-a ve 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
4- Kabul ve uygulamaya görede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas - 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “katılanın zararının giderilmemesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy