Tebliğname No : 2 - 2007/234644
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2007
NUMARASI : 2006/473 (E) ve 2007/515 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.1998 tarih ve 29/116 sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, iddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanılmış ise de iddianamenin okunmuş olması karşısında tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine, 5237 sayılı TCK'nın 125/4 ve 43/2-1 maddelerinin doğru şekilde uygulanması halinde sonuç cezanın bir yıldan fazla olması nedeniyle aynı yasanın 50. maddesinin yasal olarak uygulama olanağı bulunmayacağından tebliğnamedeki dört nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5271 sayılı CMK'nın 176/1. maddesi gereğince, duruşma gününü bildiren çağrı kağıdı ile birlikte iddianamenin sanığa tebliğ edilemediğinin anlaşılması karşısında, ilk defa sorgusu sırasında okunan iddianame ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki aynı Yasanın 176/4. maddesine uyulmadığı gibi sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğunun da hatırlatılmaması suretiyle CMK'nın 190/2.maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Mahkeme tarafından istenilen ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Polis Merkezi Amirliği tarafından gönderilen mağdurların olay sırasında görevli olduklarına ilişkin yazıların duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 209/1. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanığın Beşiktaş İskelesinde, alenen mağdurlara hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 125/4. maddesinin, tek bir sözle birden fazla mağdura karşı hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında ise; 5237 sayılı TCK'nın 43/2-1 maddesininin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın savunmasında, "...kendisine bir şey söylemeden direk yere yatırdıklarını..." bildirmesi; tanıklar Z..T..T..ve A.. K..'ın görevli memurların sanığın eline bastıklarını bildirmeleri ve sanığa ait adli raporda "sol el küçük parmakta lazerasyon, her iki el yüzünde hiperemik alan" olduğunun bildirilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy