Tebliğname No : 4 - 2007/167671
MAHKEMESİ : Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2007
NUMARASI : 2006/258 (E) ve 2007/20 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık Z.. B..'nin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık Z.. B..'nin adli sicil kaydına ve dosyada mevcut onaylı karar suretine göre, Vezirköprü Sulh Ceza Mahkemesinin 12.12.2002 tarih ve 935-1005 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 456/4, 61, 457/1. maddeleri uyarınca verilip paraya çevrilen ve 18.02.2003 tarihinde kesinleşen erteli cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas nitelikte olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı Kanunun 125/3-a maddesinde öngörülen cezalardan hapis cezasına hükmolunması ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceğinin ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanık K.. B..'ye yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanıklar Zeki ve Kamil'in polis memurlarına hitaben “ Allahınızı, peygamberinizi sinkaf edeyim” şeklindeki hakaret eylemlerinde, hakaretin muhatabının polis memurları olduğu, Allah, peygamber, kutsal kitap gibi dini değerlere yönelik ve onları hedef alan tahkir kastının bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların mağdurlara yönelik hakaret eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nun 125/3-a maddesi yerine suç vasfının hatalı değerlendirilmesiyle maddenin birden fazla fıkrasının ihlal edildiği gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- İddianame içeriğine göre, sanıkların polis merkezine getirilmesinden sonra polis memurlarına hitaben “Allahınızı, peygamberinizi sinkaf edeyim” şeklinde tek bir fiille birden fazla polis memuruna karşı hakaret suçunu işledikleri anlaşılmakla sanıklar Zeki ve Kamil'e ek savunma hakkı verilerek haklarında belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden, “iddianame içeriğinden bu hususun açıkça belirtilmemiş olması” gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık K.. B.. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy