Tebliğname No : 4 - 2007/211112
MAHKEMESİ : Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/05/2007
NUMARASI : 2006/349 (E) ve 2007/421 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yüzüne karşı verilen 03.05.2007 tarihli hükmü; 04/05/2007 hâkim havale tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2006 tarihli iddianamesi ile katılana ilişkin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı, suç tarihinin 05.07.2006 olduğu ve Adana 5 Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/349 Esas numarasına kaydedildiği; yine aynı sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2006 tarihli ikinci iddianamesi ile aynı katılana karşı görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, suç tarihinin 05.07.2006 olduğu ve Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/1239 Esas numarasına kaydedildiği, sanık hakkında düzenlenmiş olan 19.10.2006 tarihli ikinci iddianamede içerik itibarıyla, sanığın ilk iddianamede belirtilen eyleminden ayrık yeni bir eyleminden bahsedilmediği, dolayısıyla aynı eylem nedeniyle açılan ikinci davanın “mükerrer dava” niteliğinde olduğu anlaşılmakla birleştirilen Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/1239 esas sayılı dosyası yönünden 5271 sayılı CMK.nun 223/7 maddesi gereğince red kararı verilmesi gerekirken bu dosya yönünden herhangi bir karar verilmemesi,
2-Oluşa ve dosya içeriğine göre hakaret olayının katılanın görev yaptığı sağlık ocağının koridorunda gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında aleniyet unsurunun mevcut olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK.nun 125. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nın 125/1. maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Hakaret suçundan dolayı hükmolunan ve 5237 TCK.nun 51. maddesi gereği ertelenen hürriyeti bağlayıcı cezanın kısa süreli olmaması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 53/3 maddesi de gözetilmek suretiyle sanığın belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy