Tebliğname No : 2 - 2008/84725
MAHKEMESİ : Bilecik Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2007
NUMARASI : 2007/114 (E) ve 2007/433 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Düşük not alması üzerine, kendisine haksızlık yapıldığına inanan sanığın kızı tanık H. Ş..'ın olay günü okul müdürü olan yakınan Sehir'in odasına gitmesi, tanığa notu veren öğretmen yakınan Emine'nin neden düşük not verdiğini, tanığın hangi konularda eksiklikleri olduğunu söylemesi üzerine tanığın ağlamaya başlaması, kızı olan tanığın ağlamasını duyan sanığın yakınanın odasına girerek yakınanlara hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda; yakınan Emine'nin, öğrencisi konumundaki tanığa neden düşük not verdiğini açıklamasının haksız bir davranış olmaması sebebiyle tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I- Yakınanların şikayet dilekçelerinde, yakınanlar tarafından düzenlenmiş 11.04.2006 tarihli olay tutanağında, 21.04.2006 tarihli savcılık ifadeleri ile duruşmadaki ifadelerinde sanığın tükürdüğünden bahsedilmemesi, şikayet dilekçesi ve olay tutanağında sanığın tükürükler saçarak bağırdığının ifade edilmesi, buna karşılık yakınanlar Melek ve Sehir'in, 13.11.2006 tarihli savcılık ifadelerinde ilk ve tek olarak sanığın tükürdüğünü iddia etmeleri karşısında; sanığın yakınanlara tükürdüğünün ne şekilde sabit görüldüğü kararda açıklanıp tartışılmadan, oluşa ve dosya içeriğine uygun olan yakınanların bulunduğu odada kızı olan tanık Handan'ı ağlar durumda gören sanığın yakınanlara söylediği “tüh yazıklar olsun size, siz ne biçim insansınız” biçimindeki ifadelerinin, olayın oluş şekli ve tarafların içerisinde bulunduğu ortam birlikte değerlendirildiğinde, ağır eleştiri niteliğinde olduğu, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
II- Kabule göre de;
1- İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 191/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığa 31/05/2007 tarihli oturumda iddianame okunmadan, okunmuşsa bu husus tutanağa geçirilmeden sorgusu yapılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 191/3-b maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
4- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 04/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy