Tebliğname No : 4 - 2009/102741
MAHKEMESİ : Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2008
NUMARASI : 2008/108 (E) ve 2008/382 (K)
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın müşteki vekiline tebliğ edildiği ve müşteki veya vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, temyizin kapsamı ve içeriğine göre davaya katılma hususunda tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Dosya içeriğine, oluşa, sanık savunmasına ve tanık anlatımlarına göre; müştekinin sanığın yeğenine kötü muamelede bulunması üzerine, müştekiye sinirlenerek kasten yaralama ve hakaret suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; kasten yaralama suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 29. ve hakaret suçu yönünden de aynı Yasanın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve kasten yaralama suçu olup, bu suçların düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1, 86/2 maddelerinde hapis ve adli para cezası olarak seçenek yaptırım öngörüldüğü, kamu görevlisine karşı hakaret ve kasten yaralama suçundan dolayı, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret ve kasten yaralama suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması" koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, "meydana gelen zararı karşılamadığı anlaşıldığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy