MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Konut dokunulmazlığını bozma-Mala zarar verme-Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CYUY.nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin aynı Yasanın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İddia makamının esas hakkında görüşüne yer verilen 27/05/2009 tarihli duruşma tutanağının ilk sayfasının hakim tarafından imzalanmaması, mahallinde giderilebilecek eksiklik niteliğinde görüldüğünden tebliğnamedeki (1) no'lu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanık hakkında ilk konut dokunulmazlığını bozma eylemi 2007 yılının Ekim ayı içerisinde gerçekleştiği halde, hükmün (F) bölümünde suç tarihinin 22.02.2008 şeklinde hatalı belirtilmesi, hükmün gerekçe kısmında doğru olarak açıklanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda
katılanın tazminat talebinde bulunmadığı, yine dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılana ait evin giriş kapısının sürgü kısmının kırıldığı anlaşıldığına göre, sanığa atılı konut dokunulmazlığını bozma suçundan doğan maddi bir zararın bulunduğu halde, mahkemece bu zararın belirlenmesi için basit bir araştırma yapılmadan ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “uzlaşma kapsamında olan suçta zararın söz konusu olduğu, sanığın müştekinin zararını gidermediği, tarafların uzlaşamadığı anlaşıldığından müştekinin sanığın zararını gidermemesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.