Tebliğname No : 6 - 2010/30226
MAHKEMESİ : Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2005
NUMARASI : 2001/401 (E) ve 2001/592 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK. nın 232/6 ve 34/2. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi ve mercii yanında şekli de kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediğinden, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, temyiz isteminin reddine dair 03/03/2009 tarih ve 2009/50 değişik iş sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1- 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1.maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde,duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.Aynı kanunun 9/3.maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği halde, evrak üzerinde yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522/1(koşulları varsa), 59/2, 81/2-3(koşulları varsa). maddeleriyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 62/1,53, 116/1-4, 62, 53, 151/1, 62, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, konut dokunulmazlığını bozma ve malazarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253-254.maddelerindeki uzlaşma hükümleri de gözetilerek uygulamaya göre sanık yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy