Tebliğname No : 6 - 2011/20120
MAHKEMESİ : Divriği Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2010
NUMARASI : 1992/115 (E) ve 1996/25 (K)
SUÇ : Harsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kararda yasa yolu başvuru şekli, mercii ve temyiz süresinin gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
1-5252 Sayılı Kanunun 9/1.maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı Kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Sanık hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılarak, sanık hakkında kazanılmış hakka konu olarak ceza miktarının daha önce kesinleşen karardaki ceza miktarı olan 2 yıl 4 ay olduğu gözetilerek, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 62, 81/2 maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143/1, 35, 151/1, 116/2-4.maddeleri olaya ayrı ayrı uygulanarak, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254.maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılarak sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonuca göre lehe olan kanunların belirlenmesi gerekirken açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK.nun 7/3.maddesi gereğince 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK.nun ilgili hükümlerinin sanık lehine olduğunun kabulü halinde aynı kanunun 58.maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak aynı kanunun 53/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.09.2012 gününde oypbirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy