Tebliğname No : 4 - 2010/16836
MAHKEMESİ : İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2009
NUMARASI : 2009/67 (E) ve 2009/555 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de; anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanıklara yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve hakaret suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “Suçtan zarar görenlerin zararlarının karşılandığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığından..” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Sanıklar hakkında TCK'nun 125/4. maddesi uyarınca tayin olunan 1'er yıl 2'şer ay hapis cezasının aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırılması sırasında 1'er yıl 6'şar ay 20'şer gün yerine, 1'er yıl 9'ar ay olarak fazla hesaplanması ve buna bağlı olarak aynı Kanunun 62. maddesinin uygulanması neticesi sonuç cezanın 1 'er yıl 3 'er ay 16'şar gün yerine 1'er yıl 5'er ay 15'er gün hapis olarak belirlenmesi ile sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
4-Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde eylemin birden fazla müştekiye karşı tek bir fiille gerçekleştirilmesi nedeniyle yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesine göre alt hadden uzaklaşılarak artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy