(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 53, 116, 119, 142, 143) (765 S. K. m. 81, 493) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Sanık hakkında verilen 18.06.2001 tarihli hükmü O Yer Cumhuriyet savcısının sanığın aleyhine de temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, denetime olanak sağlayacak biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlendikten sonra hangi Kanunun sanık lehine olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden soyut olarak 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu belirtilerek hüküm kurulması,
2- Konya ili için olay tarihinde güneşin 06:24 te doğduğu, diğer sanık E. D.'ın 06.06.2000 tarihli sorgusunda olay tarihinde saat 05:30-06:00 sıralarında yanında sanık S. olduğu halde müştekinin balkonuna çıktığını beyan etmesi karşısında, olayın gündüzden sayılan zaman dilimi içinde gerçekleştiği gözetilmeden hükmün gerekçesinde olayın gece gerçekleştiğine ilişkin deliller tartışılmadan sanığın lehine olan yasa belirlenirken eylemin gece gerçekleştiğinden bahisle 5237 sayılı TCK.nun 143 üncü maddesinin uygulanacağının belirtilmesi,
3- Müştekiye ait evin balkon kapısına anahtar uydurmak suretiyle girerek para ve bir kısım eşyaları almak biçimindeki sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 116/1 inci maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek, 765 sayılı TCK.nın 493/2, 81/2 nci maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın aynı suça uyan 142/2-d, 53, 116/1, 119/1-c, 53 maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırlarıyla konut dokunulmazlığını bozmak suçu bakımından 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254 üncü maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümleri değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy