Tebliğname No : 2 - 2010/104435
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/05/2009
NUMARASI : 2008/279 (E) ve 2009/408 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Tanık M.K.. ile, savunmayı doğrulayan diğer tanıklar İ.Ç.. ve M. U..’ nun anlatımları arasındaki çelişkinin yüzleştirilerek giderilmesi giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın/anlatımların hangi nedenle üstün tutulduğunun belirtilmesi ve tüm kanıtlar değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeksin hapis cezasına hükmolunması, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
3-) Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy