Tebliğname No : 2 - 2012/196087
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2011
NUMARASI : 2006/460 (E) ve 2011/1190 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık Ö.. G..’nün temyiz isteminin reddine dair 14.03.2012 tarihli ek kararın sanığa cezaevinde tebliğ edildiği, sanığın ek kararı temyiz etmediği, ancak O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanık Ö.. G.. hakkında kurulan hükümleri de kapsadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)5271 Sayılı CMK’nın 225/1.maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, iddianamedeki anlatıma göre sanıklar hakkında yakınan O.. K..’a karşı mala zarar verme, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işledikleri iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı halde, yakınan O.. K..’a karşı mala zarar verme, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işledikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2-)19.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesine eklenen 4.fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce hırsızlık suçuyla birlikte işlense bile konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu ve yakınan M.. B..’nın 09.01.2006 tarihinde Çakırlar Jandarma Karakol Komutanlığında alınan ifadesinde “bu olaydan dolayı kimseden şikayetçi ve davacı değilim” biçiminde beyanda bulunduğu gözetilerek sanıklar hakkında M.. B..’ya karşı konut
dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını işledikleri iddiasıyla açılmış olan davanın, 5237 Sayılı TCK'nın 73. ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8.maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)-Sanıklar hakkında yakınan Z.. Ö..’ye karşı işledikleri suçlar yönünden kurulan hükümlerde mala zarar verme suçu ile ilgili hüküm fıkrasının (c) bentlerinde, “sanıkların yakınan Z.. Ö..’ye karşı işledikleri mala zarar verme suçundan dolayı” cezalandırıldıklarının belirtilmesi gerekirken, eylemin B.. Ü..’e karşı işlendiğinden bahisle sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,
4-) Sanıklar F.. İ.., A.. A.. ve Ö.. G..’nün üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savundukları ve sanıklarla birlikte suç işledikleri iddia edilen suça sürüklenen çocuklar G. K., H.Y., G. D. dosyada bulunan ifadelerinde adı geçen sanıklardan bahsetmedikleri anlaşılmakla; öncelikle suça sürüklenen çocuklar hakkındaki Antalya 1.Çocuk Mahkemesinin 2010/536 esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesi, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların beyanları arasında çelişkiler bulunması halinde bu çelişkilerin yöntemince giderilmesi ve hangi beyanlara hangi gerekçelerle üstünlük tanındığı hususunun tartışılması, kolluk görevlilerince yakınanların evlerinde yapılan incelemelerde tespit edilen parmak izlerinin sanıklara ait olup olmadıklarının araştırılması, tüm deliller toplandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yakınanlar H.. K.., M.. B.., Z.. Ö.. ve V.. D..’a karşı hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını, yakınan A.. G..’e karşı hırsızlığa teşebbüs suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması
5-)Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlâli suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 116/1.maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasında, aynı Kanun’un 119/1-c. maddesi gereği bir kat artırım yapılırken, 12 ay yerine, 1 yıl hapis cezasına hükmolunarak sanıklara fazla cezalar verilmesi,
6-) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanıklar A.. A.., Ö.. G.. ve F.. İ.. hakkında tüm yakınanlara karşı işledikleri iddia edilen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçları kapsamında hükmolunan cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 Sayılı TCK’nın 51.maddesinin 1.fıkrasının (b).bendinde belirtildiği gibi “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmadığının” irdelenmesi gerekirken, “sanıkların inkara yönelik davranışları benzer suçu işleme kararlılığı altında birden çok müştekiye karşı işlemiş oldukları” şeklindeki yasal olmayan gerekçelere dayanılarak TCK’nın 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
7-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, yakınanların tazminat istemleri bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre yakınanlar H.. K.., M.. B.., Z.. Ö.., A.. G.. ve V.. D..’a karşı işlendiği kabul edilen ve teşebbüs aşamasında kalmış olan hırsızlık suçu ile tüm yakınanlara karşı
işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğan maddi zararın belirlenemediği, yakınanlar O.. K.., B.. Ü.. ve M.. A..’ın evlerinden çalınan eşyaların sanıklardan ele geçirilip jandarma görevlilerince yakınanlara teslim edildiği, bu nedenle yakınanlar O.. K.., B.. Ü.. ve M.. A..’a karşı işlenen hırsızlık suçu bakımından da giderilmesi gereken maddi bir zararın kalmadığı, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri olmayan, hükmolunan cezaların türleri ve süreleri itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumlarının bulunmadığı anlaşılan sanıklar F.. İ.. ve A.. A..’ın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “sanıkların inkara yönelik davranışları benzer suçu işleme kararlılığı altında birden çok müştekiye karşı işlemiş oldukları” biçimindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçelerle sanıklar F.. İ.. ve A.. A.. hakkında yakınanlar O.. K.., B.. Ü.. ve M.. A..’a karşı işledikleri hırsızlık suçu, yakınanlar H.. K.., M.. B.., Z.. Ö.., A.. G.., V.. D..’a yönelik olarak işledikleri belirtilen hırsızlığa teşebbüs ve tüm yakınanlara karşı işledikleri iddia edilen konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
8-)Kasten işlemiş oldukları suçlardan dolayı hapis cezası ile mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “c” bendinde yazılı hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmaksızın sanıkların TCK’nın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık A.. A.. müdafii, sanık F.. İ.. ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy