Tebliğname No: 6 - 2011/144213
MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2010
NUMARASI : 2004/960 (E) ve 2010/860 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b.maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522, 81/2. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; arkadaşı ile birlikte önceden fikir ve eylem birliği içinde yakınanın iş yerine girip parasını çalan sanığın eyleminin, yaz saati uygulaması dikkate alındığında suç tarihi itibariyle güneşin saat 06:07'de doğduğu, 20:10 battığı ve yakınanın ifadelerinde “olay gecesi saat 19:00 da işyerini kilitleyip çıktığını, sabah saat 09:00 sıralarında çalışanının arayıp haber verdiğini” belirtmesi karşısında; suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca gündüzleyin işlendiğinin kabulü ile hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCY.nın 143.maddesinin uygulanamayacağı, 5237 sayılı TCY.nın 37/1.maddesi yollamasıyla 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, şikayetin mevcut olması karşısında aynı Yasanın 116/2, 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY.nın ilgili maddeleri uyarınca uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.