Tebliğname No : 6 - 2011/5952
MAHKEMESİ : İstanbul 44.(Fatih 4). Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/02/2010
NUMARASI : 2009/38 (E) ve 2010/122 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Soruşturma evresinde dinlenilen müştekinin “sanığın çekmecede bulunan kasanın anahtarını alarak kasayı açıp altın ve parayı aldığını” iddia etmesi,sanığın da “kasada bulunan altın ve parayı” aldığını kabul etmesi karşısında,sanığın eylemine uyan TCK'nın 142/2-d maddesi yerine aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Hükümden sonra müşteki M.. K.. adına verilen 29.03.2010 hakim havale tarihli dilekçede “sanığın kovuşturma devam ederken müştekinin zararını karşıladığının ve müştekinin sanıktan hiçbir hak ve alacağının kalmadığının” belirtilmesi karşısında,anılan dilekçenin müşteki M.. K.. tarafından verilip verilmediği ve müştekinin zararlarının karşılanıp karşılanmadığı,karşılanmış ise hangi tarihte karşılandığı kesin olarak belirlenerek sanık hakkında TCK'nın 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
3-TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy