Tebliğname No : 2 - 2012/288131
MAHKEMESİ : Kocaeli Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/02/2011
NUMARASI : 2009/160 (E) ve 2011/3 (K)
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında;
Mağdur E.. N..'a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından,
Mağdur Ş.. K..’ya karşı işlemiş olduğu hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından,
Mağdur A.. G..'a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından,
Mağdur K.. M..'ne karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçundan,
Mağdur O.. Y..'a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuğun müdafilerince yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, yakınan Ş.. K..’ya ait işyerine 25.05.2009 tarihinde girip üzerine atılı suçları işlediğinin anlaşılması karşısında, adı geçen yakınana karşı işlenmiş olan suçlar bakımından gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 25.05.2009 tarihinin yazılmamış olması,
K.. M..’ne ait binadan yapılan hırsızlıkta, kurumda çalışan S.. A..’ın katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmediği, bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadığı halde, gerekçeli kararın başına S.. A..’ın katılan şeklinde yazılması,
Mağdur A.. G..’a ait işyerine gece vakti girildiği kabul edilip 5237 Sayılı TCK'nın 116/4. maddesine göre uygulama yapıldığı halde, hüküm fıkrasında uygulanan kanun maddesi olarak TCK’nın 116/2.maddesinin yazılması mahallinde düzeltilme olanağı bulunan yazım hataları ve eksiklikler olarak kabul edilmiştir.
K.. M..’ne ve A.. G..’a karşı işlenen hırsızlık suçları ile ilgili kurulan hükümlerde hapis cezalarının belirlenmesinde hesap hatası yapılmadığından, tebliğnamedeki bu konulara ilişkin düşüncelere katılınmamıştır.
Mağdur A.. G..’a karşı işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu S.. Ö.. isimli kişi ile birlikte işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından,
Mağdur Ş.. K..’ya karşı işlenen işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 116/2.maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 31/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu sanık hakkında 4 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken, hesap hatası yapılarak 3 ay hapis cezasına hükmolunmuş ise de, sonuç ceza doğru bir şekilde belirlendiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar M.. Ş.. ve A.. D..’e karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-)Mağdur M.. Ş..’e karşı işlenen hırsızlık suçu kapsamında kurulan hükümde, gerekçeli kararın başına mağdurun adı ve soyadı yazılmayarak, 5271 sayılı CMK’nın 232.maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
2-)Mağdur M.. Ş..’e karşı işlenen hırsızlık suçu ile ilgili olarak, mağdurun anlatımlarına göre 12.06.2010 tarihinde 19:30 - 21:00 saatleri aralığında hırsızlık suçunun işlendiği, olay günü Kocaeli İli’nde güneşin saat 20:36'da battığı, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca gece vakti deyiminden güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresinin anlaşılması gerektiği, somut olayda hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiği dikkate alınmadan, suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında fazla cezaya hükmolunması,
3-)Nüfus kayıt örneğine göre mağdur A.. D..’e karşı hırsızlık suçunu işlediği sırada 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 31/3.maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
4-)Suç tarihinde gece saat 02:45 sıralarında yakınan A.. D..’in aracından hırsızlık yapmaya kalkışan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuğun müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy