Tebliğname No : 6 - 2011/34871
MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/06/2010
NUMARASI : 2009/353 (E) ve 2010/237 (K)
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, eylemin (fiilin) tehlikesini artırmakta ve mağdurun kendisini savunma olanaklarını da azaltmaktadır. Başka bir deyişle, birden fazla kişi (birçok kişi), ile bu eylemin gerçekleştirilmesi, bir açıdan saldırının yoğunluğunu yükseltmekte buna karşılık diğer taraftan da mağdurun kendini koruma yoğunluğunu ciddi şekilde azaltmaktadır. Bundan dolayı konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, 5237 Sayılı TCY'nın 119.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendi uyarınca ağırlatıcı neden olarak kabul edilmiştir.
Birden çok olan kişilerin konut dokunulmazlığını bozma eylemini gerçekleştirmeden önce, aralarında anlaşmış olmaları şart değildir. Çünkü, bu ağırlatıcı nedenin kabul edilmesindeki gerekçe de, böylesi bir anlaşmayı gerekli kılar nitelikte görülmemektedir. Bu ağırlatıcı nedenin kabul edilmesindeki gerekçe, yukarıda açıkladığımız gibi, hem mağdur açısından savunma olanağının azalması, hem de sanık açısından eylemin işlenmesinin daha büyük bir yoğunluk kazanmasının söz konusu olmasıydı. Sanıklar arasında herhangi bir anlaşmanın varlığı, mağdur açısından meçhul bir özellik taşımaktadır. Bunun için anlaşmanın bulunması zorunlu değildir. Yalnız, eylemin işlendiği yerde, sanıkların birlikte hareket etmeleri yeterlidir.
Somut olayda ise, sanık konut dokunulmazlığını bozma suçunu, hakkında beraat kararı verilen sanıklarla birlikte işlemiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçunu, hakkında beraat kararı verilen sanıklar ile birlikte işlemedikleri, bu nedenle 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi uyarınca sanığın cezasının artırılmaması gerektiğinden dolayı sanık hakkındaki konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükmün bozulmasına ilişkin tebliğnamedeki görüşe katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hapis cezaları ile ilgili mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CYUY.nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza gereği 5237 sayılı TCY.nın 53/1,a-b-c-d-e bentlerindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar, aynı Yasanın 53/1-c maddesinde belirtilen “kendi altsoyu” üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy