Tebliğname No : 11 - 2010/320412
MAHKEMESİ : Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2009
NUMARASI : 2008/354 (E) ve 2009/534 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 Sayılı TCK'nın 165/1.maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile “altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası (09.07.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5918 Sayılı Yasının 3. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası)” yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasanın 52/1.maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanığa yüklenen suçtan dolayı “suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak” alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, adli para cezası ile ilgili temel ceza belirlenirken aynı gerekçeler gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılıp 50 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması suretiyle kararda çelişkiye neden olunması,
2-)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, adli sicildeki kayıtta yer alan Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinin 23.10.2001 tarihli ve 53-630 sayılı kararı ile ilgili olarak hüküm tarihinden itibaren suçun işlendiği tarihe kadar beş sene geçtiğinden, cezası tecil edilmiş olan sanığın mahkumiyetinin esasen vaki olmamış sayıldığı, 3682 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2.maddesi hükümleri uyarınca anılan ilam ile ilgili silinme koşullarının oluştuğu,
Adli sicil kaydında gözüken Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinin 29.03.2006 tarihli ve 592-170 sayılı kararı ile ilgili olarak ise, 560 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 18/A-g. maddesinin 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 39.maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, 5179 Sayılı Kanunun 29.maddesi ile eylemin suç olmaktan çıkartılıp, kabahate dönüştürüldüğü, bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanın zararının diğer sanık M.. V.. tarafından giderildiği ve sanık Abdulah’a yüklenen suçtan doğan maddi bir zarar kalmadığı gözetilerek, sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “geçmişte kasıtlı suçlardan mahkum olduğu” biçimindeki yetersiz gerekçeye dayanılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.