MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yakınan kurum vekilinin kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmesine rağmen hüküm tarihi olan 9.2.2012 tarihine kadar 5271 sayılı CMK’nun 238. maddesi gereğince davaya katılma talebinde bulunmadığı katılma istemini içeren dilekçenin hüküm tarihinden sonra 21.2.2012 tarihinde havale edildiği katılan sıfatını almayan yakınan krumun temyiz yetkisi bulunmadığı halde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2012 tarih ve 2-2012/132222 sayılı yazısı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması için mahkemesine iadesi üzerine mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03.08.2012 gün ve 2012/321-326 sayılı kararla beraatine karar verilmiş ise de; öncelikle Mahkemenin 09.02.2012 tarihli kararına yönelik temyiz başvurusunun sonuçlandırılması gerektiği bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2012 tarihli iade yazısı sonrasında yapılan işlemler ve 03.08.2012 tarihli beraat kararın hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu belirlenerek;
Katılan vekilinin 09.02.2012 tarihli karara yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; katılan sıfatını almayan şikayetçi kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmaması nedeniyle şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’ nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.