Tebliğname No: 2 - 2010/184657
MAHKEMESİ : Batman Çocuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/12/2009
NUMARASI: 2009/439 (E) ve 2009/407 (K)
SUÇ: Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre değir temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Batman Çocuk Mahkemesinin 19.06.2009 tarih ve 2009/250 Esas 174 sayılı karar ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve üç yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği suça sürüklenen çocuk müdafii 20.07.2009 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği, bunun üzerine Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2009 gün ve 2009/419 D. İş sayılı kararı ile yakınanın psikolojik zararının giderilmediği, sanık on sekiz yaşını bitirdiği halde bir kısım duruşmaların kapalı yapıldığı ve adli sicil belgesinin sanığın nüfus kaydına uygun olarak getirtilmediği ve imzasız olduğu gerekçesi ile itirazın kabulü ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği anılan kararın 5271 sayılı CMK’ nun 271/4 maddesi uyarınca kesin olduğundan mahkemece bu karar üzerine duruşma açılarak hükmün açıklandığı bu kez anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. Maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız olduğu dolayısıyla 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı maddenin (c). bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, ve hakaret suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2009 tarih ve 2009/41 sayılı D.İş kararına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy