Tebliğname No : 2 - 2012/108970
MAHKEMESİ : Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2012
NUMARASI : 2011/648 (E) ve 2012/276 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak:
1-Olay tutanağı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; yakınanın, sanıkları evinin içinde görmesi üzerine polise yaptığı ihbar sonucu, sanık Gökhan ve başka dosyada yargılanan suça sürüklenen çocuk Bilal'in,yakınanın konutunun eklentisi niteliğindeki site bahçesinde görülerek kesintisiz takiple yakalandıkları ve çalınan eşyaların üstlerinde ve takip esnasında attıkları yol kıyısında bulunarak el konulmuş olması karşısında,sanığın eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden ve suçun ne şekilde tamamlandığına, ilişkin gerekçe yazılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yakınanın kolluk ifadesinde saat 05.00'da uyandığında sanığı ev içerisinde gördüğünü bildirmesine karşın mahkemede alınan beyanında suç saatini 04.00 olarak ifade ettiği,sanığın suç saatine yönelik herhangi bir açıklamada bulunmadığı, olay tutanağında polis haber merkezinin 05.30'da hırsızlık ihbarını ekiplere bildirmesi üzerine sanığın ve ayrı dosyada yargılanan suça sürüklenen çocuğun, yakınanın evinin bulunduğu sitenin bahçesinden çıkmaya çalışırken yakalandıkları dikkate alındığında,yakınanın mahkemede bildirdiği 04.00'ın suç saati olarak kabulü halinde,yakınan tarafından görülerek evden kaçan sanıkların yaklaşık bir buçuk saat aynı site içerisinde kalarak polise yakalanmalarının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve suç tarihinde gece vaktinin 05.02'de son bulması karşısında,suç saati konusunda yakınanın beyanları arasındaki çelişki giderilip gerekirse polis ihbar hattına hırsızlık ihbarının yapıldığı saat de sorularak gerçek suç saati saptandıktan sonra sanık hakkında TCK.nun 143/1. ve 116/4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve suçların gece vakti işlendiğini kabule yeter sayılan kanıtların hangileri olduğu kararda açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş , sanık G.. T..'ın
temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 13/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy