Tebliğname No : 2 - 2012/117882
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2011
NUMARASI : 2009/537 (E) ve 2011/530 (K)
SUÇLAR : Hırsızlık, resim belgede sahtecilik, iftira
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan M.. O..'nun 26.05.2008 tarihinde saat 09.30 sıralarında müştekilerin işyerine gelip işyerinde bulunan müşteki V.. N..'na yabancı uyruklu olduğunu, Türk parasını tanımadığını, kendisinden Türk parasını tanıtmasını istemesi üzerine müştekinin cebinden 6 adet 50 TL para çıkarıp gösterdiği, bu sırada müştekinin işyerine gelen müşterilerle ilgilendiği, bir süre sonra cebini kontrol ettiğinde parasının olmadığını fark ettiği, bu olaydan sonra 13.06.2008 tarihinde saat 10.00 sıralarında her iki sanığın aynı işyerine geldikleri M.. O..'nun işyerine girip birkaç eşyanın fiyatını sorup çıktığı, bir müddet sonra müştekinin yandaki kahvehaneye gittiğini görmesi üzerine Murat'ın tekrar işyerine girdiği, O.. B..'in ise dışarda gözcülük yaptığı, sanık M.. O..'nun çekmecede bulduğu anahtar ile kasayı açtığı ve içinden 13.000 TL para ile 6000 TL değerinde ziynet eşyası çaldığı, müştekilerden K.. N..'nun eşi tanık Şennur'un işyerinin önüne doğru geldiğinde sanık M.. O..’yu içerde görünce ”hırsız var” şeklinde bağırması üzerine, önce sanık O.. B..'in kaçtığı, daha sonra içerde bulunan M.. O..’nun kaçmaya çalışırken 400 metre ilerde katılan müşteki Kanber tarafından yakalanması ve sanıklardan O.. B..'in yakalandığında üzerinden çıkan sürücü belgesine göre kendisini E. S. B. olarak tanıttığı, ancak daha sonra yapılan parmak izi tespiti ve zabıta araştırmalarından gerçek adının O.. B.. olduğunun tespit edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Bir suç işleme kararının icrası kapsamında iki farklı tarihte aynı işyerinde 5237 sayılı TCK.nun 142/2.maddesinin aynı cezayı içeren b ve d fıkralarını ihlal edecek şekilde hırsızlık suçunu işleyen sanık M.. O.. hakkında bu maddeye göre temel ceza belirlenip aynı Kanunun 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Her iki eylemin gündüz vakti işlendiği gözetilmeden sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK.nun 143.maddesinin uygulanması,
3- Sanıklara atılı hırsızlık suçu tamamlandığı halde haklarında 5237 sayılı TCK.nun 35.maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
4- Sanık O.. B.. hakkında hırsızlık suçundan ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d yerine, 142/2-b-d olarak hatalı gösterilmesi,
5- Resmi belgede sahtecilik suçuna konu olan E. S. B.. adına düzenlenmiş, “sürücü belgesinin” aslının celbedilip, suça konu belgenin özelliklerinin duruşma tutanağına yazılarak, belgenin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususu mahkemece incelenip, gerekirse bilirkişi raporu alınıp belirlendikten sonra sonucuna göre sanık O.. B..'in hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması;
6- 5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık O.. B.. hakkında iddianame içeriğine göre hırsızlık ve evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı ancak, iftira suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek bu suçtan dolayı ek iddianame düzenlenmesi yoluna gidilmeden yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de,
7- Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunma şartının olayda gerçekleşmediği gibi iftira suçu nedeniyle katılan E.S. B. hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 267.maddesinin 2. ve 3. fıkralarına göre hüküm kurulması,
8- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesi uygulanırken, yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek diğer kişileri kapsayacak şekilde uygulama yapılarak aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne aykırı davranılması,
9- Sanıklar hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy