Tebliğname No : 2 - 2012/128011
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2012
NUMARASI : 2011/174 (E) ve 2012/34 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Suça konu araçta bulunan su şişesinden elde edilen vücut izlerinin sanığa ait olduğuna ilişkin rapor denetime olanak sağlayacak şekilde dosyasına konulmadan sanığın atılı suçlardan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
II- İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14.11.2010 tarihli raporunda “suça konu araca takılı olarak bulunan.... sayılı plaka üzerindeki trafiğe ait soğuk mühür izinin hakiki olduğunun” belirtilmesi karşısında sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
III- Sanığın,katılan Niyazi'nin evinden katılan Niyazi'ye ait cüzdan ve cep telefonları ile katılan Niyazi'de emanet olarak bulunan katılan B. B.'ye ait aracın anahtarını ve ardından da aracı çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin sadece TCK'nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeyerek eylemi iki ayrı suç olarak kabul edilmek suretiyle hırsızlık suçundan yazılı şekilde iki ayrı kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
IV- Kabule göre de;
1-Katılanın,evine hırsız girdiğini sabah saat 08:00'de uyandığında anladığını beyan etmesi karşısında eylemin gece işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu kararda gösterilmeden sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 116/4.maddesi ile cezalandırılması ve hırsızlık suçundan verilen cezasının TCK'nın 143/1.maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 142/1-b ve 142/1-e maddeleri uyarınca hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi karşısında;aynı yasanın 143/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda arttırım yapılması,
3-TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy