Tebliğname No : 2 - 2012/127725
MAHKEMESİ : Dalaman Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/01/2012
NUMARASI : 2011/68 (E) ve 2012/6 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilme gerekçesi yasal ve yeterli olduğundan, tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g maddesi uyarınca hırsızlık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında; aynı yasanın 143/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda arttırım yapılması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması ve 53. maddenin 5. fıkradaki istisna dışında adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlarda uygulanmayacağına ilişkin yasal düzenleme ile sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı yasanın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmiş olması karşısında; aynı yasanın 53/1-a,b,c,d,e maddelerinde belirtilen haklarından yoksun bırakılmasına ilişkin karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- 5237 Sayılı TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmektedir. Aynı yasanın 7.fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 Sayılı TCK'nın 58, 5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi halinde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 Sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 11/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy