Tebliğname No : 2 - 2012/130781
MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2012
NUMARASI : 2011/586 (E) ve 2012/316 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan tarafından direksiyon kilidi ile kilitlenerek sokağa park edilen motosikletin, direksiyon kilidi kırıldıktan sonra ittirilmek suretiyle çalınması biçimindeki eylemin, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesinin 1.cümlesinde “Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında” işlenmesi biçiminde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve suça sürüklenen çocuklar hakkında temel ceza tayin edilirken “bina eklentileri dahilinde hırsızlık suçunu işlediklerinden" bahisle 2 yıl hapis cezasına hükmedilmesi karşısında; uygulama maddesinin 142/1-b yerine, 142/2-d yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden tebliğnamedeki 1 ve 2 no'lu bozma düşüncelerine katılınmamıştır.
Kabule göre de; suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin olunan 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasından, TCY.nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 3 ay 13 gün hapis cezasına hükmedilmiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk R.. Ç..'nın suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu halde, cezasından yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken TCY.nın 31/2.maddesi yerine aynı maddenin 3.fıkrası ile indirim yapılarak fazla ceza tayini,
2- Suça sürüklenen çocuk M.. Ç..'nın, aşamalarda atılı suçu işlemediğini savunduğu ve UYAP kayıtlarına göre 15/08/2011 ve 12/09/2011 tarihleri arasında Isparta E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda başka bir hırsızlık suçundan dolayı tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında; bu hususun araştırılarak, suç tarihi olan 04/09/2011 tarihi itibariyle cezaevinde bulunduğunun belirlenmesi halinde suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Hırsızlık; başkasına ait taşınır bir malın, elmeninin (zilyedinin) rızası olmadan, kendisine ya da başkasına yarar sağlamak amacıyla, bulunduğu yerden alınmasıdır.
Hırsızlık suçunun temel şeklini oluşturan bu tanım, hırsızlık suçu yönünden genel hükümdür. Aynı zamanda bu tanımın yer aldığı, yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 141/1.maddesi, eski 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 491/1.(ilk) maddesi gibi açıktan hırsızlık, basit hırsızlık da denilen hırsızlık suçunun temel şeklini açıklamaktadır. Bu suçun nitelikli hallerini oluşturan, diğer hırsızlık suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın (TCY) 142. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenleyen TCY'nın 142. ve devamı maddeleri, bu suçun temel şeklini tanımlayan genel hüküm niteliğinde olan aynı Yasa'nın 141/1.maddesine göre, özel hüküm oluştururlar.
Suçun nitelikli halini oluşturan öğe ve koşullar tam olarak gerçekleşmedikçe, özel hükümler (TCY'nın 142. ve devamı maddeleri) değil, genel hüküm olan TCY'nın 141/1.maddesi uygulanır.
Somut olayda; yakınan tarafından bina ya da eklentisinde koruma (muhafaza) altına alınmadan sokağa park edilen suça konu motosiklet, sanık tarafından bulunduğu yerden alınıp götürülmüştür.
Yakınan, hırsızlık suçuna konu mal olan motosikleti, herkesin girebileceği bir yer olan sokağa açığa bırakmıştır. Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle koruma (muhafaza) altına alınmış malın/eşyanın alınması şeklinde suçun işlenmesi durumunda, sanığın eylemi, TCY'nın 142/1-b.maddesinde düzenlenen, hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Kilitlenmeden bırakılmışsa ya da kilitleme malın/eşyanın koruma (muhafaza) altına alınmasını sağlayacak şekilde değilse, ya da kilitlenmek suretiyle koruma (muhafaza) altına alma olanağı olmayan malın/eşyanın herkesin girebileceği bir yere bırakılma durumu söz konusu ise, bu durumlarda eylem TCY'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun, basit/açıktan/temel şeklini oluşturur.
Kapalı kilide el atmadan ve (örneğin; kapıları kilitli, camları kapalı otomobili çekici aracılığıyla taşımak gibi) özel düzenek kullanılmadan taşınır malı kaldırmak, sürüklemek, itmek suretiyle götürülme olanağı bulunmayan durumlarda, Yasa'nın öngördüğü koruma (muhafaza) altına almak koşulu ve hırsızlık suçunun, TCY'nın 142/1-b maddesindeki nitelikli durumu gerçekleşmiş olur.
Diğer yönden; kilide el atmadan, örneğin motosikleti sağlam zincir, kablo tel ve kilitle demir parmaklık, direk, sağlam köklü ağaca bağlaması gibi önlemlerin alınmaması nedeniyle taşınır mal olan motosiklet; kaldırmak, sürüklemek ve itmek suretiyle ya da ön tekerleği yerden biraz kaldırılıp arka tekerleği üzerinde kaydırılarak götürülebiliyorsa, kontağı kilitli olsa da koruma (muhafaza) altına alma koşulu ve suçun nitelikli durumu meydana gelmemiştir. Bu durumlarda hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturan öğe ve koşullar tam olarak gerçekleşmediği için, eylem TCY'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun basit/açıktan/temel şeklini oluşturur.
Açıklanan bu ilkeler ışığında; her somut olayda nitelikli durumun gerçekleşip gerçekleşmediğini saptamak için, herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerle koruma (muhafaza) altına alınmış olup olmadığı; diğer bir anlatımla kilitleme ve/veya ek önlemler koruma (muhafaza) altına alma (koruma, saklama, bir yerde tutma) işlevini sağlamış bulunup bulunmadığının araştırılıp saptanması gerekmektedir.
Herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerle koruma (muhafaza) altına alınmış olup olmadığının saptanması konusu, salt olaysal/olgusal değil, olaya/olguya bağlı hukuksal bir sorundur. Bu yüzden, duruşma yargıcı ya da olay/ilk derece mahkemesi, keşif yoluyla gözlemlerini saptamak ve bir bilirkişiye çizdirdiği taslakla/krokiyle, herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerde koruma (muhafaza) altına alma işlevinin yerine getirilip getirilmediğinin, bölgedeki gelenek ve yerleşik inançları da gözeterek, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde saptamalıdır.
Bunun sonucuna göre de ilk derece/olay mahkemesince sanığın eylemi değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
Bu nedenle yukarıdaki ilkelere uyulmadan hiç bir araştırma yapılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile Olay/İlk derece mahkemesince "sanığın yol kenarına direksiyon kilidi ile kilitlenmiş olarak bırakılan motosikleti çalma eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki suçu, oluşturduğuna dair" kurulan hükmün, temyiz incelemesi sonucu; yasaya aykırı olduğundan BOZULMASI yerine, ONANMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Full & Egal Universal Law Academy