Tebliğname No : 2 - 2012/131111
MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2008
NUMARASI : 2007/717 (E) ve 2008/802 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMUK'nun 42. maddesinin 1. fıkrasındaki, “süresinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek ise eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” hükmü karşısında, sanığın temyiz dilekçesi ile birlikte bulunduğu eski hale getirme istemi hakkında temyizi esastan incelemeye yetkili Yargıtay tarafından karar verilmesi gerektiği ve sanığın istemi eski hale getirme niteliğinde görülerek ve tebligat yapılan adreste sanığın eşinin boşanma aşamasında olduklarını, sanığın bu adresten taşındığını beyan etmesi nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, sonra cezaevinde olduğu öğrenilen sanığa çıkan tebliğin sanığın tahliye olması nedeniyle aynı adrese sevk edildiği, yine bila tebliğ iade edilmesinden sonra tekrar sanığın taşındığı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğin yapıldığı, gerek anılan hususlar gerekse bu adrese daha önce yapılan bir tebliğin de sözkonusu olmaması karşısında, sanığa 35. maddeye göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 19.03.2012 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
09.10.2007 tarih ve 2007/8967 nolu ek iddianame ile sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan da dava açıldığı halde, bu suçtan hüküm kurulmayıp suç duyurusunda bulunulmuş ise de, mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanığın 03.09.2008 tarihli yakalama emri ile alınan savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, şikayetçinin arkadaşı olduğunu ve şikayetçi ile arasında para alışverişi yüzünden doğan anlaşmazlığın kavgaya dönüşmesiyle oradan ayrıldığını, bu nedenle işyerinin kapısında parmak izinin çıkabileceğini savunduğu, hükmün gerekçe bölümünde şikayetçinin sanığı tanımadığını ve kendisiyle bir ticari ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek sanığın savunmasını reddettiği belirtilmiş ise de, sanığa ait parmak izinin işyerinin giriş kapı metal pervaz dış kısım üzerinde bulunması ve şikayetçinin 17.11.2006 tarihli soruşturma evresi ve 27.12.2007 tarihli kovuşturma evresindeki ifadelerinde duruşma
tutanağına yansıyan böyle bir beyanına rastlanmadığı gibi, sanığın savunmasının alınmasından sonra şikayetçinin beyanının alınmadığı anlaşılmakla, şikayetçi yeniden dinlenerek ve sanığın savunmasında ileri sürdüğü hususlar sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy