Tebliğname No : 2 - 2012/64300
MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2010/240 (E) ve 2011/755 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın gözaltında geçirdiği süre 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de sanığın gözaltında kaldığı süre infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, Ancak;
Mağdurun kolluk görevlilerince soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, "...şahıs bir adet 100 CL'lik yeni rakıyı almış daha sonra saat 12:26'da mağazamızdan çıkmış. Ben bu olayı kamera kayıtlarından izledim. Şahıs rakıların bulunduğıu reyona gidip bir müddet oyalanıp mağazadan çıktı. Biz bunu olay günü farkettik Ancak müracatçı olmadık." şeklinde beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında söz konusu ifadesiyle çelişir biçimde, "sanığın bizzat suç konusu rakıyı alırken ben gördüm güvenlik görevlilerini uyardım ve kendisini yakalattık, bu konuda kamera görüntüleri mevcuttur. Olayı müteakiben sivil polisler kapalı alana geldiler suç konusu rakıyı sanığın üzerinde çantasından aldılar." şeklinde beyanda bulunması karşısında, mahkemece beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında mı; yoksa tamamlanmış mı olduğu ve iade bulunup bulumadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanığın olay günü market içinde suça konu eşyayı ceketinin altına saklayıp markete ücret ödemeden çıkması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 141/1 maddesi gereğince hüküm kurulması,
2-Sanığa iddianame ve ekleri okunmadan, okunmuşsa bu husus tutanağa geçirilmeden sanığın savunmasının alınması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 191/3-b maddesine aykırı davranılması,
3-Hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında "eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesi gereğince cezalandırılmasına" karar verildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında sanık hakkında aynı Kanunun 141 maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
4-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesinin "a, b, c, d, e" bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeni hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 01/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy