Tebliğname No : 2 - 2012/139973
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2012
NUMARASI : 2011/200 (E) ve 2012/281 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında, hırsızlık suçundan temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, hırsızlık suçunun gece işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesi uyarınca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
2- Suça sürüklenen çocukların mağdurun işyerinin giriş kapısını sert bir cisimle zorlayarak içeri girdikleri sırada ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekibinin suça sürüklenen çocukları yakaladığı ve mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı ile mahkemenin de kabulüne göre işyerinden herhangi birşey çalınmadığı ve hırsızlık eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun işlenmesiyle de doğmuş maddi bir zarar bulunmadığı gibi, 5271 sayılı CYY'nın 231/6-c maddesinde aranan hukuki şartın bu suçun niteliği gereği bulunmadığı gözetilmeden, engel mahkumiyetleri bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesindeki diğer koşulların tartışılması gerekirken, “mağdurun zararını karşılamamaları” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, CYY gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, CYY'nın 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, Hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; CYY'nın 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy