Tebliğname No : 6 - 2011/344024
MAHKEMESİ : Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/03/2011
NUMARASI : 2010/140 (E) ve 2011/101 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan A.. K..'ın sabah 05.40 sularında uyandığında evden hırsızlık yapıldığını fark ettiğini ifade etmesi ve uyap kayıtlarına göre, suç tarihinde güneşin 06.29'da doğduğu, gece vaktinin 05.29'da bittiği ve sanık lehine suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabulü gerektiği halde, suçun 5237 sayılı TCK.nun 6/e maddesinde tanımlanan gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan, katılan A.. K..'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde anılan yasanın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması ve aynı katılana yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken ise, aynı Yasanın 116. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 Sayılı TCK.nun 50/3 maddesi uyarınca aynı Kanun ve maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun işlenmesiyle de doğmuş maddi bir zarar bulunmadığı gibi, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c maddesinde aranan hukuki şartın bu suçun niteliği gereği bulunmadığı gözetilmeden, engel mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki diğer koşulların tartışılması gerekirken, “mağdurun zararının giderilmemiş olması” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca, soruşturma aşamasında barodan suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy