Tebliğname No: 2 - 2012/151814
MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/10/1999
NUMARASI: 1998/1065 (E) ve 1999/849 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan 06.10.1999 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşerek infaza verilmesinden sonra, Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2006 tarihli yazısıyla, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ile ilgili uyarlama istemi üzerine mahkemece dosya üzerinden verilen 01.08.2007 tarihli ek kararın hükümlü tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1)5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı TCK’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 492/1 maddesi ile 5237 sayılı TCY’nın 142/1.b,143,116/4 maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.