Tebliğname No : 2 - 2013/161819
MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/10/2010
NUMARASI : 2009/370 (E) ve 2010/901 (K)
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın savunmasının alındığı oturumda ve takip eden oturuma katılan müdafiinin hakim huzurunda açıkça sanık tarafından müdafiiliye ilişkin muhalefetinin bulunmadığı anlaşılmakla yoklukta verilen kararın müdafiiye tebliği yerine sanığa tebliği edilmiş olması karşısında yapılan tebligat usulsüz olup, sanık müdafiinin öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 19/12/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 253. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK. nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-5237 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme yapılırken müştekilerin iş yerlerini 22.04.2009 tarihinde saat 03.00’te kilitlediklerini, aynı gün kolluk güçlerince 07:00’de müştekilere ait eşyaların sanığın kullandığı arabada bulunduğu, suç tarihinde güneşin 05.10’de doğduğu,18:55’te battığı gece vaktinin 05.10’de bittiğinin anlaşılması karşısında, suçun geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılmadan lehe yasa tartışmasında yazılı şekilde benimsenmesi, gözetilerek sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması,
3- Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan önceki mahkumiyetin adli para cezasına ilişkin olması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 51/1 madde ve (a) bendine göre ,tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmayan sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın geçmişi dikkate alınarak cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekinmeyeceği kanaatiyle uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde yasal ve yeterli gerekçe göstermeden sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından TCK 'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy