Tebliğname No: 4 - 2009/175385
MAHKEMESİ : Erdek Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 31/03/2009
NUMARASI: 2007/391 (E) ve 2009/195 (K)
SUÇ: Tehdit, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayı başından itibaren gören tanık Ö.. B..'ın aşamalardaki tutarlı anlatımı karşısında, tehdit suçunun sübutuna ilişkin gösterilen gerekçe yasal ve yeterli bulunduğundan tebliğnamedeki buna dair bozma düşüncesine katılınmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Emniyet amiri olan tanık A.. Ç..'nın yargılama sırasında tanık olarak beyanı alınmak üzere kimlik bilgilerinin tespit edilirken avukat olarak gösterilmesi,
2- Sanık hakkında sair tehdit suçundan TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmasına karşın, ek savunması alınmadan ve hangi sözlerin tehdit olarak kabul edildiği denetime olanak verecek biçimde kararda tartışılıp açıklanmadan, aynı maddenin 1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması,
3- Görevliye hakaret suçunda, seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edildiği halde, verilen temel gün adli para cezasının 365 gün yerine 360 gün üzerinden saptanması nedeniyle sonuç cezanın 7.080 lira yerine 7.000 lira olarak eksik belirlenmesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas - 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, sanığa atılı tehdit ve hakaret suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve sabıkasız olan sanık hakkında, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi
gerekirken, “katılanın maddi ve manevi zararlarının giderilmemesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 3 nolu bozma nedeni bakımından 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 18/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.