Tebliğname No : KYB - 2013/156059
MAHKEMESİ :Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2
TARİH VE NO :09/08/2012-2012/1949(E-2012/1949(K)
SUÇ :Hırsızlık
Hırsızlık suçundan kimliği meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/12/2011 tarihli ve 2011/144864 soruşturma, 2011/61762 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/08/2012 tarihli ve 2012/1949 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/04/2013 gün ve 6653/26715 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2013 gün ve 156059 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin kendisine ait olan ancak eşinin kullandığı cep telefonunun eşinin cebinden çalındığını iddia etmesi karşısında, müştekinin ifadesinin alınması haricinde hiçbir soruşturma işlemi yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Yasanın 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet Savcısı, hemen maddi gerçeği araştırmaya başlayıp delil toplayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde aynı yasanın 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyerek kamu davasını açmak, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise yasanın 172.maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır.
İnceleme konusu dosyada, Cumhuriyet Savcısının, yakınanın ifadesini almak dışında soruşturma yapmaksızın ve özellikle yakınan tarafından IMEI numarası bildirilen cep telefonunun, suç tarihi ve sonrasında hangi hat veya hatlarda kullanıldığını Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından sorup araştırmadan, soyut gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi karşısında, yasanın öngördüğü şekilde soruşturma yapılmasının sağlanması için itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SİNCAN) 1.Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen 09.08.2012 gün ve 2012/1949 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy